Boğa demek zihnin ağırlaştığı yer, maddenin hüküm sürdüğü alandır..
Merkür, 10 Mayıs’ta saat 15:16’da Boğa burcuna geçiyor. Bu geçiş, zihinsel süreçlerde hızdan ziyade derinliğe, karmaşadan ziyade sadeliğe yönelişi temsil eder. Merkür’ün İkizler’deki kıvraklığı yerini şimdi sabit, kararlı ve madde odaklı bir düşünce yapısına bırakıyor.
Boğa, Zodyak’ta “arzunun, dünyeviliğin ve bedene bağlılığın” temsilcisidir. Tasavvufta ise bu burç, nefsin ağır tabakalarına yakın kabul edilir. Zira Boğa, cehennemin burcu olarak bilinir; çünkü insanı “kalbinden değil, karnından” yakalar. Gösterişli sofralar, konfor tutkusu, mala olan bağlılık bu burcun gölgesidir. Bu yüzden Mevlânâ der ki:
“Nice insanlar gördüm, üzerinde elbisesi yok; nice elbiseler gördüm, içinde insan yok.”
Merkür burada “zihnin yavaş ama sabit” işleyişini gösterir. Düşünceler daha çok sahip olduklarımız üzerinden şekillenir. Maddi kaygılar, geçim meseleleri, güvenlik arzusu ön plana çıkar. Ticaret, finansal planlama, mülk edinme ve toprakla ilgili konularda akıl devrede olur. Ancak bu dönemde zihinsel inatçılık, fikri esnekliğin kaybı ve sahip olduklarımızı kutsallaştırma riski de artar.
Tasavvufun diliyle söylersek:
Boğa’nın temsil ettiği “nefis makamı”, insanın kendini sahip olduklarıyla tanımladığı aşamadır. Oysa hakikat ehline göre, “Sahip olmak değil, vazgeçebilmek özgürleştirir.”
Merkür burada mal, mülk, beden ve arzu üzerine tefekkürü işaret eder. Bu dönemde zihnimizi şu sorularla meşgul etmeliyiz;
-Sahip olduklarım mı beni yönetiyor, ben mi onları?
-Zihnimi meşgul eden maddi meseleler, ruhumu ne kadar hapsediyor?
-Biriktirdiklerimle mi övünüyorum, yoksa içsel zenginliğimle mi?
-Harcamalarınıza dikkat edin; çünkü Merkür-Boğa savurganlığa değil, bilinçli yatırıma çağırır.
-Zihinsel tıkanmalar yaşarsanız, doğada yürüyün, toprağa temas edin. Boğa toprağın sesini duyar.
-Süreç boyunca “el-Melik” ve “el-Ganiyy” esmaları ile zikir yapmanız, dünyevi hırslardan sıyrılıp rızkın sahibine tevekkül etmenizi kolaylaştırır.

